HABERLER

Memur-Sen 9. Türkiye Buluşması
Ankara gerçekleştirilen Memur-Sen 9. Türkiye Buluşması’na Memur-Sen Genel Başkanımız Ali Yalçın, Memur-Sen Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bem-Bir-Sen Genel Başkanımız Levent Uslu, Genel Başkan Yardımcılarımız, Şube ve İl Başkanlarımız, Konfederasyonumuza bağlı sendikaların Genel Başkanları ve Genel Yönetim Kurulu, İl Temsilcileri, Şube Başkanları ve Komisyonlar katıldı.
Genel Başkanımız Levent Uslu, 9. Türkiye Buluşması’nın açılışında yaptığı konuşmayla teşkilat ruhunu ve mücadele çizgisini güçlü bir şekilde ortaya koydu.
Uslu, 9. Türkiye Buluşması’na, bir gün önce gerçekleştirilen ABD Anakara Büyük Elçiliğine siyah çelenk eylemiyle başladıklarını hatırlatarak, küresel ölçekte zulüm üreten, insanlık değerlerini hiçe sayan ve dünyayı istikrarsızlığa sürükleyen anlayışa karşı net bir duruş sergilediğimizi ifade etti. Konuşmasında Memur-Sen’in gücünün; hakkı savunan, emeği yücelten ve adaleti merkeze alan ilkeli duruşundan kaynaklandığını vurgulayan Uslu, alın teriyle yoğrulan emeğin ve kardeşlik hukukunun ortak bir iradeyle birleştiğinde büyük bir yürüyüşe dönüştüğünü dile getirdi. Birlikteliğin bereketine ve kararlı mücadelenin dönüştürücü gücüne dikkat çekti.
Memur-Sen’in bağımsız sendikal çizgisine özellikle vurgu yapan Uslu, “Biz; iradesini başkalarına teslim eden, aldığı kararları dış müdahalelerle geri çeken bir yapı değiliz. Siyasi aktörlerle ilişkimiz karşılıklı saygı zeminindedir; ancak kararlarımızı yalnızca kendi irademizle alırız” ifadeleriyle sendikal duruşumuzu net bir şekilde ortaya koydu. Geçmişte yaşanan bazı uygulamalara da değinen Uslu, çalışanların hak kaybına yol açan hatalı yaklaşımları eleştirerek, sendikal mücadelenin ciddiyet ve sorumluluk gerektirdiğini vurguladı.
Memur-Sen’in yalnızca bir sendikal yapı olmadığını, aynı zamanda vicdani bir duruşun temsilcisi olduğunu ifade eden Uslu, konuşmasını güçlü mesajlarla sürdürdü: Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumun yanında olduğumuzu, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması için verilen kararlı mücadeleyi, başörtüsü yasağının kaldırılması sürecinde ortaya konulan büyük iradeyi ve elde edilen kazanımları anlatmaya devam edeceğimizi. “Mücadelemiz de kazanımlarımız da ortaktır; birlikte başardık, birlikte büyüttük” diyen Uslu, teşkilatın birlik ve kararlılıkla yoluna devam edeceğinin altını çizdi.
Akabinde Konuşmasına Dünya gündemine ilişkin açıklamalarla başlayan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, küresel siyo-emperyalizmin dünyayı bir “gayya çukuruna” sürüklediğini belirtti. Özellikle Epstein davası üzerinden patlak veren skandallara değinen Yalçın, “Dünyayı yönettiğini iddia edenlerin tasmalarının kimlerin elinde olduğu, çocuklara yapılan işkence ve tecavüzlerin nasıl bir sistemle örtüldüğü ortaya çıkmıştır. Siyonist çetenin Gazze’de yürüttüğü soykırım, bu küresel cerahatin en kanlı sonucudur. Bu sapık çeteye sırtımızı dönmeden, üretim ve tüketim ilişkilerine direnmeden insan kalmamız mümkün değildir” dedi.
“Akademik ve kültürel bir dip dalga oluşturacağız”
Toplumsal yozlaşmaya karşı "fıtrat" vurgusu yapan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, dijital platformlar ve LGBT gibi yapılar üzerinden aile kurumunun hedef alındığını söyledi. Küresel şarlatanların ve satılık aydınların algı operasyonlarıyla çocukların zihinlerini bulandırdığını kaydeden Ali Yalçın, “Sinemayla, dijital mecralarla sapkınlığı meşrulaştırmaya çalışanlara karşı aile kalemizi korumak zorundayız. Biz, medeniyet değerlerimizin emzirdiği bir hareket olarak, insanlığın fıtratına yönelen bu kirli uru söküp atmak için akademik ve kültürel bir dip dalga oluşturacağız” açıklamasında bulundu.
Ali Yalçın: Siyonistlerin hayallerini onlara mezar etmesini biliriz
Türkiye’nin çevresinin bir ateş çemberine dönüştürüldüğüne dikkat çeken Yalçın, emperyalist planların hedefinde Türkiye’nin olduğunu belirterek, “Filistin’den Lübnan’a, Suriye’den İran’a uzanan bu saldırganlık, Türkiye’yi kuşatma girişimidir. Ancak biz, yedi düvelin rüyasını kâbusa çevirmiş bir milletiz. Siyonistlerin hayallerini onlara mezar etmesini iyi biliriz. Bu vatan ceng ile kurulmuştur, cehd ile korunacaktır” ifadelerini kullandı.
Yalçın, ayrıca Türkiye’nin savunma sanayiindeki atılımlarını hazmedemeyen çevreleri eleştirerek; milli projelerle gurur duyduklarını ifade etti. Milli savaş uçağına “kalorifer peteği” diyen zihniyetin "Eski Türkiye"nin mankurtları olduğunu savunan Ali Yalçın, “Savunma sanayisinden kardeşlik temelli dış politikaya kadar her alanda küresel vesayete kapısını kapatmış bir Türkiye var. 28 Şubat’ı tarihen çöp tenekesine gönderen, 15 Temmuz’u def eden bu büyük dip dalganın arkasında Memur-Sen’in alın teri ve iradesi vardır” dedi.
“Sabit gelirli mali disiplin uğruna feda edilemez”
Çalışma hayatının en büyük sorununun yüksek enflasyon ve alım gücü kaybı olduğunu belirten Yalçın, TÜİK verileri ile çarşı-pazar arasındaki uçurumu eleştirdi. Maaşların kiralara yetmediği bir tablonun sürdürülemez olduğunu vurgulayan Yalçın, “Enflasyon sadece cebimizi değil, ahlakımızı da eritiyor. Sabit gelirli, mali disiplin uğruna feda edilemez. Sosyal paydaşları dışlayan, sadece rakamlara odaklanan bir ekonomi yönetimi refah getiremez. Biz, emeğin paranteze alındığı hiçbir mali planı kabul etmiyoruz” uyarısında bulundu.
“Kamuda çalışma barışı yeniden tesis edilmeli”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, kamu görevlilerinin sorunlarını kökten çözecek ve çalışma barışını yeniden tesis edecek olan 10 maddelik çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:
1. Kamu Personel Alım Sistemi: Mülakat sistemi kamu kurumlarından tamamen tasfiye edilmelidir. Bilgi ve beceriyi esas alan, ehliyet ve liyakat odaklı, objektif ve denetlenebilir bir sınav usulü ivedilikle getirilmelidir.
2. Statü Hukuku ve İstihdam Biçimi: Kamuda parçalı yapıya son verilerek statüler sadeleştirilmelidir. Sözleşmeli istihdam modeli tamamen terk edilmeli, "tek yol kadrolu istihdam" şiarıyla çalışma hayatı güvence altına alınmalıdır.
3. Mali ve Sosyal Hakların İyileştirilmesi: Karmaşık ve içinden çıkılmaz hale gelen maaş sistemi; ücret, tazminat ve ilave ödeme şeklinde 3 temel unsurda sadeleştirilmelidir. Kamuda aynı işi yapan personeller arasındaki 24 bin TL’ye varan uçurum kapatılmalı, en düşük memur maaşı en düşük işçi maaşının üzerine çıkarılmalıdır. Bu kapsamda; Mühendislik Meslek Kanunu hayata geçirilmeli, akademik personele ilave zam yapılmalı ve kariyer uzmanları ile şef, amir ve müdür kadroları için adil bir skala düzenlemesi yapılmalıdır. Ayrıca engelli kamu görevlileri için muafiyetler artırılmalı, iş-aile hayatı dengesi yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
4. Emeklilik Sisteminde Adalet: 2008 öncesi ve sonrası ayrımı çalışanlar arasında derin bir yara açmıştır. Tüm maaş unsurları ve ilave ödemeler emekli keseneği matrahına dâhil edilmeli, memurun emekli olduğunda maaşının yarı yarıya düşmesinin önüne geçilmelidir.
5. Merkezi Üst Kurum Kurulması: Personel mevzuatındaki dağınıklığı toparlayacak, toplu sözleşme süreçlerini profesyonelce takip edecek ve muhataplık sorununu çözecek merkezi bir "Personel Üst Kurumu" kurulmalıdır.
6. Siyaset ve Grev Yasağı: Demokratikleşme adımları kapsamında memurlara yönelik siyaset yasağı sonlandırılmalı; toplu eylem ve grev yasakları kaldırılarak sendikal haklar evrensel düzeye taşınmalıdır. Kılık-kıyafet yönetmeliği ise tamamen özgürlükçü bir yapıya kavuşturulmalıdır.
7. 1. Dereceye 3600 Ek Gösterge: Verilen sözler havada kalmamalı, 1. dereceye gelen istisnasız tüm kamu görevlilerinin ek göstergeleri 3600’e yükseltilerek mağduriyetler giderilmelidir.
8. Görevde Yükselme Sınavları: Unvan değişikliği ve görevde yükselme sınavları keyfiyete bırakılmamalı, en geç 3 yılda bir periyodik olarak gerçekleştirilmelidir. Bu sınavlarda da mülakat engeli tamamen kaldırılmalıdır.
9. 4688 Sayılı Sendika Yasası: Sendika kanunumuz ILO standartları ve evrensel normlarla uyumlu hale getirilmelidir. Örgütlenme özgürlüğünü tam sağlayan, toplu sözleşmenin kapsamını genişleten, grev hakkı ve dayanışma aidatını içeren, bağımsız ve tarafsız bir tahkim sistemine sahip yeni bir yasa yapılmalıdır.
10. Kronikleşmiş Sorunlar Paketi: Disiplin affı çıkarılmalı, tüm memurlara ilave 1 derece verilmeli ve bayram ikramiyesi hakkı memurlara da tanınmalıdır. Yardımcı Hizmetler Sınıfı (YHS) personeli GİH sınıfına geçirilmeli, gelir vergisi ise %15’e sabitlenerek maaş kayıpları önlenmelidir. Kamu görevlisine yönelik şiddete karşı ise en sert yasal önlemler hayata geçirilmelidir.
Ali Yalçın: Nehirden denize özgür Filistin demeye devam edeceğiz
Konuşmasının devamında 4688 Sayılı Kanun’un evrensel standartların gerisinde kaldığını belirten Ali Yalçın, grev hakkı içeren yeni bir yasaya ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yalçın, toplu sözleşmenin özerkliğinin garanti altına alınması gerektiğini belirterek, “Sendika yasamız, örgütlenme özgürlüğünü tam sağlayan, dayanışma aidatını içeren ve bağımsız bir hakem heyeti mekanizmasına sahip bir yapıya kavuşturulmalıdır. ILO normlarına aykırı, sınırlayıcı kurallarla sendikacılık yapılamaz. Memurun hakkı masada değil, yasada da güvence altına alınmalıdır” diye konuştu.
Memur-Sen’in uluslararası alandaki gücüne vurgu yapan Yalçın, Haziran ayında yola çıkacak olan 200 gemilik Gazze filosuna en büyük desteği kendilerinin vereceğini açıkladı. “Uluslararası Emek Konfederasyonu ile antiemperyalist hattı küresel bir boyuta taşıdık” diyen Yalçın, “Haziran ayında denize açılacak filonun en büyük gemisi Memur-Sen’in, yani sizlerin gayretleriyle yola çıkacak. Zulüm bitene, Filistin özgürleşene kadar ‘Nehirden Denize Özgür Filistin’ demeye devam edeceğiz” müjdesini paylaştı.
Yalçın: 1 Mayıs’ta Çorum’dayız
Sözlerinin devamında 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü kapsamında her yıl olduğu gibi bu sene de heybetli bir miting düzenleyeceklerini belirten Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, “Bu yıl çalışma hayatına ilişkin talep ve beklentilerimizi hep bir ağızdan Dünyanın merkezi Çorum’dan haykıracağız” diye konuştu.
Teşkilatın tüm birimlerini selamlayan Yalçın; Kadınlar Komisyonu’ndan Genç Memur-Sen’e, Engelli ve Emekli birimlerine kadar her kesimin Memur-Sen’in vicdan damarı olduğunu söyledi. “Kadınlarıyla güçlü, gençleriyle dinamik bir aileyiz” diyen Yalçın, tecrübenin ve enerjinin harmanlandığı bu yapının Türkiye’nin entelektüel kalesi olduğunu ifade etti. Yalçın, her bir komisyonun kendi alanında yürüttüğü çalışmaların Memur-Sen’in kapsayıcı sendikal anlayışının en büyük kanıtı olduğunu dile getirdi.
15 Mayıs’ta hedef: 1 Milyon 100 bin üye
Konuşmasının sonunda teşkilatına 15 Mayıs sayımları için hedef gösteren Ali Yalçın, tüm üyeleri sahaya davet etti. Memur-Sen’in 1 milyon 78 bini aşan üye sayısıyla Türkiye’nin en büyük sivil toplum gücü olduğunu hatırlatan Yalçın, “İstikâmeti olmayanın yalpası, değerleri olmayanın iftirası olur. Biz kumpaslara takılmadan, mayıs ayında 1 milyon 100 bin eşiğini aşacağız. Bu, sadece bir sayısal hedef değil; emeğin ve adaletin bayrağını daha yukarı taşıma sözüdür” dedi.



